Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında uygulamaya koyduğu 'Öğrenci Gelişim Raporları', öğretmenlerin kabusu haline geldi. Samsun'da örgütlü iki büyük sendika, Türk Eğitim-Sen ve Eğitim-İş, öğretmenleri asli görevinden uzaklaştırıp veri giriş memuruna dönüştüren bu uygulamanın iptali için harekete geçti.
Bir Öğretmen 240 Raporu Nasıl Yazsın?
Samsunlu eğitimcilerin tepkisinin merkezinde "matematiksel imkansızlık" var. Türk Eğitim-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Güngör Bağ, sistemin sahada uygulanabilir olmadığını çarpıcı bir örnekle anlattı. Bağ'a göre, ortalama 30 kişilik sınıflardan 8 şubeye derse giren bir branş öğretmeninin, tam 240 öğrenci için tek tek gelişim raporu yazması isteniyor. Yeni müfredatın uyum süreci, yazılılar ve dinleme-konuşma sınavları zaten vakit alırken, üzerine eklenen bu raporlama yükü öğretmenleri tükenme noktasına getirdi."Eğitimciyiz, Sekreter Değil"
Konuyu "angarya" olarak nitelendiren Eğitim-İş Samsun Şube Başkanı Onur Gündüz ise MEB'e sert çıktı. Yoğun müfredat ve sınav haftaları arasında öğretmenlerin e-Okul başında sabahlamaya zorlandığını belirten Gündüz, yüzlerce veri girişinin eğitimin niteliğini düşürdüğünü vurguladı. Özellikle dil derslerinde yazılı sınava ek olarak yapılan beceri sınavları zaten iş yükünü artırmışken, bir de her öğrenciye özel rapor istenmesi bardağı taşıran son damla oldu.Çözüm: Ya İptal Edin Ya Sadeleştirin
Her iki sendika da Bakanlığa sundukları başvuruda ortak bir çözüm haritası çizdi. Eğitimciler, öncelikli taleplerinin uygulamanın tamamen iptal edilmesi olduğunu belirtti. Eğer iptal edilmeyecekse; rapor içeriğinin sadeleştirilmesi, takvimin esnetilmesi ve bu ek iş yükünün mutlaka ücretlendirilmesi gerektiğini savundu. Samsunlu eğitimciler, "Öğretmenin sırtına daha fazla bürokratik yük yüklemeyin, bırakın dersimize odaklanalım" mesajı verdi.