20 Temmuz 1974 sabahı saatler 05.00’i gösterdiğinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ın Girne sahillerine doğru harekete geçmişti. Tarihe “Kıbrıs Barış Harekâtı” olarak geçen bu büyük askerî operasyon, sadece Türkiye için değil, Kıbrıs Türk halkı için de bir dönüm noktasıydı.Harekâtın Arka Planı: Neden Yapıldı?Kıbrıs Adası, 1571’den 1878’e kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğinde kaldı. Daha sonra ada, İngiltere tarafından kiralandı ve 1914’te tek taraflı olarak ilhak edildi. Ancak Türkler ve Rumlar arasındaki tarihsel gerilim, 20. yüzyılda iyice büyüdü. Rumlar adayı Yunanistan’a bağlamak istiyor, buna “ENOSİS” deniyordu. Kıbrıs Türkleri ise bu duruma şiddetle karşı çıkıyor ve Türkiye’ye yakın duruyordu.1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Anayasaya göre Türkler ve Rumlar eşit ortaklardı. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantör devletlerdi. Ancak bu ortaklık fazla uzun sürmedi. 1963’te Rum lider Makarios, anayasayı değiştirmeye kalktı. Türklere yönelik katliamlar başladı. 1963-1967 yılları arasında Kıbrıs Türkleri, adanın birçok bölgesinden zorla çıkarıldı, köyler yakıldı, insanlar öldürüldü.Ve nihayet 15 Temmuz 1974’te Yunanistan destekli EOKA-B adlı faşist örgüt, adada darbe yaptı. Cumhurbaşkanı Makarios devrildi, yerine aşırı ENOSİS yanlısı Nikos Sampson getirildi. Bu darbe, Kıbrıs Türklerinin tamamen yok edilmesi tehlikesini doğurdu. Türkiye bu noktada garantörlük hakkını kullanmaya karar verdi.20 Temmuz: Ayşe Tatile ÇıkıyorDönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş, Londra’da garantör devletler arasında sürdürülen diplomatik görüşmeler sonuçsuz kalınca, Türkiye’ye döndü. Karar alınmıştı. Başbakan Bülent Ecevit yurda dönerken kamuoyuna şu simgesel cümleyi söyledi: “Ayşe tatile çıksın.”Bu söz, aslında Kıbrıs’a yapılacak askerî müdahalenin şifresiydi. “Ayşe” adı, Bakan Güneş’in kızının adıydı ve bu sembolik ifade, harekâtın başlatılması talimatı olarak tarihe geçti. 20 Temmuz sabahı Türk paraşütçüleri adaya indi, denizden çıkarma birlikleri Girne’ye ulaştı.20 Temmuz Sabahı: Barış İçin Savaş20 Temmuz sabahı başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı, bir işgal değil, Türk halkı tarafından bir "kurtarma ve barışı tesis etme" hareketi olarak görüldü. Harekâtın amacı, adadaki Türk halkını korumak, anayasal düzeni yeniden kurmak ve adada barışı sağlamaktı. Türk askerî birlikleri hava indirme ve çıkarma yoluyla adaya girdi. Kısa sürede Girne ile Lefkoşa arasındaki bölge ele geçirildi.İlk aşama olan 1. Harekât 22 Temmuz’da ateşkesle sona erdi. Ancak Rumlar ve Yunanlılar, ateşkese rağmen saldırılara devam etti. Bu nedenle 14 Ağustos’ta 2. Harekât başladı. Türk ordusu bu kez Lefke ve Mağusa’yı alarak adanın yaklaşık %37’sini kontrol altına aldı. 16 Ağustos 1974’te kalıcı ateşkes sağlandı.Kaç Şehit Verdik?Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Türkiye 498 askerini şehit verdi. Bunun yanı sıra yüzlerce asker yaralandı. Harekât sırasında Kıbrıs Türk halkı da Rum saldırılarında can kayıpları yaşadı. Bu şehitler, Türk milletinin barış uğruna ödediği bedelin simgesidir.Sonuçlar ve Bugüne Etkileri1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Ancak Türkiye hariç hiçbir ülke bu devleti tamınasa da, Kıbrıs Türkleri bu harekât sayesinde özgürlük ve güvenlik içinde bir yaşam sürdürebildi. Her yıl 20 Temmuz’da hem Türkiye’de hem KKTC’de törenlerle anılan bu tarih, sadece bir askerî zafer değil; bir halkın varlık mücadelesinin onurlu sayfası olarak hafızalardaki yerini koruyor.
GÜNCEL
Yayınlanma: 21 Temmuz 2025 - 16:10
Kıbrıs Barış Harekâtı: 20 Temmuz 1974'ün Hikâyesi ve Sebepleri
20 Temmuz 1974 sabahı saatler 05.00’i gösterdiğinde, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs’ın Girne sahillerine doğru harekete geçmişti. Tarihe “Kıbrıs Barış Harekâtı” olarak geçen bu büyük askerî operasyon, sadece Türkiye için değil, Kıbrıs Türk halkı için de bir dönüm noktasıydı.
GÜNCEL
21 Temmuz 2025 - 16:10





