Karadeniz'in "Yeşil Altını" fındık, Samsun'un bereketli Çarşamba Ovası'nda tahtını kaybediyor. Taban suyu yüksek olan arazilerde verim alamayan üreticiler, dededen kalma fındık ocaklarına kazmayı vurdu. Rotayı kiviye çeviren çiftçiler, "10 dönüm fındıktan aldığımızı 2 dönüm kividen kazanıyoruz" diyerek tarımda kartları yeniden dağıtıyor.Samsun tarımında ezber bozan bir değişim yaşanıyor. Yıllardır alışkanlık olarak dikilen ve toplanan fındık, artan maliyetler ve ovanın coğrafi yapısıyla uyuşmaması nedeniyle yerini katma değeri yüksek ürünlere bırakıyor. Çarşamba Ovası'nda yeşil fındık bahçeleri, yerini modern telli terbiye sistemleriyle kurulan kivi bahçelerine ve seralara devrediyor.
Ova Toprağı Neden Fındığı Reddetti?
Uzmanlara göre bu dönüşüm bir tercih değil, tarımsal bir zorunluluk. Fındık, yapısı gereği yamaç ve süzek arazileri severken; Çarşamba Ovası düz yapısı ve yüksek taban suyu ile fındık köklerini boğuyor.Taban Suyu Sorunu; düz ovalarda toprak yüzeyine yakın olan yeraltı su seviyesini ifade eder. Fındık bitkisinin kökleri sürekli suya maruz kaldığında kök çürüklüğü ve uç kuruması yaşanır. Bu durum, bitkinin beslenmesini engelleyerek randımanın düşmesine ve içinin boş (gizli çürük) olmasına neden olur. Çarşamba Ovası'nın yüksek taban suyu, fındık tarımı için teknik olarak dezavantajlıdır.Matematiği Çok Basit: 1'e 5 Veriyor
Çiftçiyi "alışkanlıklarından" vazgeçiren asıl sebep ise işin ekonomisi. Fındıkta artan gübre, ilaç ve yevmiye maliyetleri kar marjını eritirken; kivi ve aronya gibi alternatif ürünler yüksek pazar payıyla cezbediyor. Yapılan analizlere göre; ova şartlarında 10 dönüm fındık bahçesinden elde edilen gelir, modern tekniklerle bakılan 2 ila 3 dönüm kivi bahçesinden fazlasıyla elde edilebiliyor.Geleceğin Egzotik Meyve Deposu
Dönüşüm sadece kiviyle sınırlı değil. Antioksidan kaynağı olarak bilinen "süper meyve" Aronya ve örtü altı sebze yetiştiriciliği (seracılık) de fındıktan boşalan alanları hızla dolduruyor. Devletin ve yerel yönetimlerin verdiği fidan ve kurulum hibeleri de üreticiyi cesaretlendiriyor. Çarşambalı üreticiler, "Atadan böyle gördük" mantığını bırakıp, "Toprak ne istiyor, pazar neye para veriyor?" sorusuna odaklanarak tarımda akılcı bir dönemi başlatmış durumda.