ÜLKEMİZ VE TERÖRLE MÜCADELE
25 Mayıs Gazetesi Sahibi Fahri ÇİFTÇİ

ÜLKEMİZ VE TERÖRLE MÜCADELE

Kavramlar, yaşamın zihnimiz tarafından anlaşılması için kullanılan araçlardır. Bu nedenle, kavramların içerikleri ile bu kavramların herkes tarafından aynı şeyleri çağrıştırması çok önemlidir. Eğer aynı kavramlardan farklı anlamlar çıkarıyorsak, bu kavramın ifade etmek istediği gerçeklikler konusunda doğru bilgilere asla sahip olamayız.

Terör, özellikle son günlerde en çok konuşulan ve ülke gündemini en fazla işgal eden kavramlardan birisidir. Bu kavramı tanımaya çalışalım.

Birçok insan, terörü, suikastler ve bombalama olayları ile eşdeğer olarak değerlendirmektedir. Bu değerlendirmenin, çağdaş dünyanın parçası olduğunu iddia eden bazı ülkelerde de benimsendiğini görmek çok üzücüdür. Türkiye’de siyasal nedenlerle suikast eylemi gerçekleştiren bir eylemci, Belçika’da terörist olarak görülmeyip eyleminin terör olmadığına karar verilebilmiştir. Bu durum, dünyada terör kavramı üzerinde bir belirsizliğin olduğunu ortaya koyan güzel bir örnektir. Bu nedenle, kavramın ne anlama geldiğini ortaya koymak gereği ortaya çıkmıştır.

Bir ülkede terörist bir eylem ya da eylemci olarak değerlendirilip yasalar ile cezalandırılmaya çalışılan eylemlerin ve eylemcilerin, bir başka ülkede  “Özgürlük Savaşçısı” olarak değerlendirilebilmesi, anlaşılması güç ve çelişkili bir durumdur. Bu nedenle, bazı komşu ülkeler arasında ciddi sorunlar yaşandığına tanık olunmuştur. Ayrıca, bazı ülkeler, terörizme karşı olduklarını açıklamalarına karşın, diğer ülkelerde terörist örgüt olarak tanınan örgütlere kendi ülkelerinde barınma olanakları tanıyabilmektedirler. Özellikle Avrupa ülkelerinde, ülkelerinde terörist olarak kabul edilen birçok birey ve örgütün kolayca barındığı ve özgürce faaliyetlerini sürdürdüğü görülmektedir.

Bazı durumlarda ise işgal altındaki ülke topraklarını savunmak için savaşan bireyler ve örgütlerin “terörist” olarak nitelendirilebildiği de görülmektedir. İşgal altındaki bir ülkede işgale karşı direnen grupların ve halk kesimlerinin terörist olarak nitelendirilmesinin ne derece doğru olduğu tartışma konusudur.

Peki, terör ve terörist nedir? Bu kavramların içeriklerini anlaşılır biçimde ortaya koyalım. Terör, kabul edilmese ve olumsuz eylemleri içerse de, siyasal bir katılım biçimidir Terörü, siyasal bir katılım biçimi olarak görünce, yasal ve yasal olmayan katılım türleri bulunduğu ve terörün de yasal olmayan katılım biçimlerinden birisi olduğu sonucuna ulaşıyoruz.

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye’de terörün kaynağı sorusuna yanıt bulabilirsek, teröre karşı geliştirilen strateji ve taktiklerin başarılı olması için çok önemli bir adım atmış oluruz.

Türkiye, batılı emperyalist güçlerin kontrolünde güçsüz bir devlet olarak kalmak zorunda bırakıldığı için terörü yaşamak durumunda kalıyor. Bu durumda, terörün ardındaki güç de ortaya çıkmaktadır.

Küresel güçler, bölgede kendi kontrollerinde olmasını istediği Türkiye’nin güçlü bir devlet olmasını engellemektedirler. Bunun sonunda da demokrasisi kesintiye uğratılan, ekonomisi kontrol edilen ve terörle beli bükülmüş bir halde bırakılan bir ülke ortaya çıkmaktadır.

Türkiye, terörle mücadelede bütüncül, tutarlı ve sonuç almaya dönük bir strateji geliştirememiştir. Teröre bütüncül yaklaşıp (ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve psikolojik nedenleri bir arada düşünüp önlemleri bu bütünlüğe göre bir arada yürürlüğe sokmak anlamında) sert ve kararlı önlemler almaksızın ve terörün ardındaki küresel ve ulusal odakları temizlemeksizin terörle mücadelede uzun süreli başarı elde edilemeyeceğini anlamış bulunuyoruz. Teröristle değil, terörle mücadeleye öncelik verip terörün kaynağını kurutursak terörü önlediğimiz gibi, ileride terör batağına sürüklenecek olan olası teröristleri de vatanı savunma ve güçlendirme mücadelesine kazandırmış oluruz.

Bakıyorsunuz teröre her türlü desteği veren bir parti, dün başka bir parti ile bugün başka bir parti ile hareket ediyor TBMM’de söz sahibi oluyor ve hatta meclisimizi yönetiyor. İlk önce bizim siyasetçilerimiz hep beraber olup terörle nasıl mücadele edebiliriz diye birlik ve beraberlik sağlayamıyorlar. Geldiğimiz noktada yıllardır şehitlerimiz, gazilerimiz bitmiyor.

Türkiye yukarıda gerekli açıklamaları yapılan durumdan dolayı çok zor bir durumdadır. Etrafımız iç ve dış düşmanlarla çevrilidir. Son olarak yaklaşık olarak beş yıldır ellerinde esir olarak tuttukları asker polis vatandaşlarımıza yıllarca işkence yapan hain yapı son olarak yapılan operasyon öncesi şehit edilmişlerdir. Artık vatan sağ olsun demekten bıktık. Binlerce insanımızın katilini idam edemeyip özel bir adada 22 yıldır besleyen bir devletin terörle mücadelesi ne kadar inandırıcıdır sizlerin takdirine bırakıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Havza’da Koronavirüs Vakaları Seyri Değişti
Havza’da Koronavirüs Vakaları Seyri Değişti
Desteklemelerdeki Artış 2020 Yılı Desteklerine Yansıyacak
Desteklemelerdeki Artış 2020 Yılı Desteklerine Yansıyacak