BİZ MÜSLÜMANLARA NE OLDU?
Emekli Din Görevlisi Hayrettin ŞAHİN

BİZ MÜSLÜMANLARA NE OLDU?

    MÜSLÜMANLARA NE OLDU?
    Önce kendi nefsime, çevremize, Müslüman toplumlarına ve Müslüman ülkelerine bakınca bu sorular aklıma geliyor.
Ne oldu veya neler oluyor bizlere? Bu günün mümin ve Müslümanlarına ne oldu? Nedir bu değişiklik? Bu duygu değişikliği nedendir? Kur´an dinleriz, vaaz dinleriz duyamayız… Camiye gireriz de camide olamayız. Peygamberimizden bahsedilir… Duygulanamayız. 
Kırık dökük şarkılar, türküler dinlerken coşarız da Kur´an okunurken, Hadis nakledilirken heyecanlanamayız.
Nedir bu halimiz?  Cuma günleri vaaz ve hutbeler okunurken dikkat edin?...Cemaati göz ucuyla süzün... Kendinizi de dinleyin… Allahın azabından ve cehennemden bahsediliyor… Tınmıyor adam… 
Allahın rahmeti, peygamberlerin şefaati, cennet güzellikleri müjdeleniyor… Duygulanamıyoruz….
Aslında korkunç bir manzaradır bu 
Hiçbirimiz coşamıyoruz… Kalbimiz ürpermiyor… 
Tüylerimiz titremiyor.  Kendi kendime soruyorum. Ya rabbi!  Ne oldu bize? Ne oldu bu cemaate? Neler oldu bu İslam toplumuna? Kabahat kimdeydi?..
Biz mi coşamıyorduk, hoca mı coşturamıyordu?…
Birimizde bir şeyler vardı… Veya hiçbirimizde bir şey yoktu.
     Ben de, resmi görevdeyken, bir cemaatim tarafından böyle bir soruya muhatap olmuştum. Hocam! Eğer siz, yani hocalar iyi anlatsanız, bu millet düzelir. İslami hayat, cemiyetimize hâkim olur… Diyerek bizi suçlamıştı.
     Ben de âcizane “Bu bir hidayet meselesidir. Bak! En büyük tebliğci Hz. Peygamberimiz (s.a.v.), Ebu Cehil´i yola getiremedi değilmi? Demiştim.  Meşhur bir hoca efendinin deyimiyle “ Bugünün bilgili ve ateşli Vaizleri karşısında cemaat uyanamıyorsa, kusura bakmayın bu cemaatin ruhu ölmüştür. Çünkü uyuyan insan bir şekilde uyanır,duyar. Ama ölmüşse duymaz, etkilenmez” diyordu… Belki de teşhis buydu.
    Bizden öncekiler böyle miydi hâlbuki? Allah´ın mübarek isimlerini duyunca bayılanlar olurdu… Kuran dinlerken kendisinden geçenler olurdu... Hasan-i Basri de öyle diyordu: “Siz, onları görseydinizdeli derdiniz. 
Onlar da sizi görseydi bunlar nasıl Müslümanlar” derlerdi.
     Evet! Ne oldu dostlar, ne oldu? İnananlara “inandık” diyenlere ne oldu?  Duygulara, düşüncelere ne oldu? olan oldu işte, bizlere bir hal oldu. Camiler, inananları sıkar oldu….
     İnanmayanlara değil, Müslümanlara İslam’ı anlatmak, mesele oldu... İslam’ın yasaklarını söylüyorsunuz, alay ediliyor “ zamanı mı?” deniliyor. Müslümanlar arasından İslam’ın hükümlerini tanımayanlar çıkıyor.   Mesela; tesettür ayetini inkâr edenler çıkıyor. Namaz, oruç, hac diyorsunuz, tebessüm ediyor. “ileri de” şimdi genciz işareti yapıyor. İçki haram deseniz, gülüyor adam… Kumar, zina vs. anlatıyorsunuz eğleniyor…    Maalesef! Günümüz Müslümanına İslam ağır geliyor. Şehvetin, şeytanın, paranın, dünyalığın azdırdığı, baştan ayağa nefis kesilenleri, en müessir vaiz iken ölüm bile uyaramıyor... İnançlar adet, ibadetler alışkanlık haline getiriliyor. Niceleri var ki, hakkı tanımıyor, batılı ayıramıyor. Hakk ile batılı birbirine karıştırıyor. Aslında işlerimize şeytan karışıyor.                                                                                           Şimdi, ne oldu bizlere? nin cevabı;
1.Kaynak: Daha dün akşam inmiş gibi taze olan, insanlara kurtarıcı uzatılan bir ip gibi olan Kuran´ımıza sımsıkı yapışmaktır. Kur´an öyle söylüyor; “Kuran´ı duyup ta duymayanlar gibi olmayın” derken,
2. kaynak olarak Peygamberimizi gösteriyor... Haşr:7 
“Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyiyasak etti ise ondan kaçının” buyuruyor. Çare; Bu iki ana kaynaktır.
Çare; Bizi tekrar diriltecek olan, Kuran´a göre, Allah´a hakiki bir kul olmaktır. 
Örneğimiz, önderimiz, Hz. Peygamber (A.S.)a hakiki bir ümmet olabilmektir. Bir Veliye rica eylemişler: “Himmet buyurun da Ümmet-i Muhammed kurtulsun” diye… 
Velinin cevabı, bizimde cevabımız:”Nerede Ümmet-iMuhammed?” Muhammed Ümmeti zaten kurtulmuştur.                    
İşte yine soruyorum? Ama o nerede? “ Muhammedin Ümmetiyim” diyenler ne halde? Vahye uyanlar, sünnete bağlananlar nerede? ”Muhammed (A.S) demişse doğrudur” diyenler hangi yerde. Peygamber (A.S)´ın tebliği gönüllere ağır geliyor.
Sayısız Müslüman, arzularını vahiy müessesesine bağlayamıyor. Sünnetle bağdaşamıyor. Bunun içindir ki; Kuran okurken ağlaşamıyor, Camilerde gönüller titremiyor. Üç paralık dünyalık için gözyaşı döken gözler, Ahiret kaybına ağlayamıyor… Taş mı kesildiniz gönüller? Göz pınarlarımız, kurudunuz mu? Nerede biz…
Nerede; peygamberden ayrılınca ağlayan hurma kütüğü?.                                                                                                 Hz. Ömer her akşam “Bugün Allah için ne yaptın” diye kendisini sorgularmış. Ben de; “Biz Müslümanlara ne oldu? 
Biz nasıl Müslümanız diye, her gün kendimizi sorgulayalım lütfen!” Diyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
100. Yılda Yüz Öğrencimizle Samsun’dan Kurtuluş Yoluna Proje Gezisi
100. Yılda Yüz Öğrencimizle Samsun’dan Kurtuluş Yoluna Proje Gezisi
450 Yıllık Gelenek Samut Dede Hıdırellez Şenliği
450 Yıllık Gelenek Samut Dede Hıdırellez Şenliği