MHP ve ÜLKEMİZ
25 Mayıs Gazetesi Sahibi Fahri ÇİFTÇİ

MHP ve ÜLKEMİZ

15 Temmuz’da yaşadığımız hain terör saldırısı sonrası,
Milletimiz ülkesine her zaman olduğu gibi, yine sahip çıktı.
Halkımız 
“Ben gelemem, 
ne olur ne olmaz, ya ölürsek” demedi!
Bu acı hadise sonrası gördük ki,
Herkes kendine yakışanı yaptı!
Puslu ve karanlık hava,
Yavaş yavaş dağılmaya başladı.
Bu süreçte,
Sürecin nasıl işlediğini düşünmeksizin,
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 
Başbakan Binali Yıldırım’ı arayarak 
Türkiye’nin teröre karşı yürüttüğü kararlı mücadelede 
Devletin ve milletin yanında olduğunu ifade etti.
Akabindeki birliktelik taki bu günlere kadar 
devam etmektedir.
Bazı isimler buna ya cesaret edemedi, ya da yuvarlak cümleler kullandı.
Bazıları zoru görünce çark eder,
Bazıları menfaatine geldikçe destek verir!
Ancak Devlet Bahçeli, her çıkmazda olduğu gibi,
Bu olayda da mevcut hükümete desteğini esirgemedi.
Ayrıca sokağa çıkan partililere ve yöneticilere de,
Demokrasi nöbetlerine katılıp katılmama konusunda,
Herhangi bir yaptırım uygulanmadı.
Çünkü meydanlara “Şu partililer, bu partililer” çağırılmadı,
Vatanını seven herkes çağırıldı!
MHP teşkilatlara darbe girişimi büyük ölçüde 
yatıştırıldıktan sonra, sokağa çıkılmama ve provokasyona gelinmemesi çağrılarında bulundu.
Bu çağrı darbe girişimi devam ettiği süre zarfında yapılmışda olsa.
Nedenleri tartışılabilir ancak bu camiadan da hayatını kaybedenlerin olduğunu da biliyoruz.
Çağrının nedeninin sokağa o süreçte kimin çıkacağının belli olmamış olması ve darbe girişiminin kilit noktalarda yatıştırılmış olması sonrası bu çağrının yapılmış olması,
Buradaki belirsizliği ortadan kaldırıyor.
Devlet adamlığı, geleceği öngörebilmeyi gerektirir.
Bazen bende Devlet Bahçeli’yi eleştirdiğim oldu ama haklı eleştirilerimizdi bunlar ve bence de eleştirdiğimiz konular halkımızın Bahçeli’den beklentilerinin ürünü idi. 
Hatırlayın, 1 Kasım seçimlerinde aday gösterilmeyen Meral Akşener üzerinden,
Bahçeli eleştiri yağmuruna tutulmuştu.
“Korktu aday gösteremedi, koltuk peşinde, farklı planları var” gibi eleştirilere maruz kaldı.
Bugün yaşadığımız süreçte, 
seçimler 2019 yılında olmasına rağmen,
Bazılarının neden televizyon programlarına çıkıp, 
“6 ay içerisinde başbakan olacağım.”, 
“Kongre temmuzdan önce yapılacak” 
dediğini şimdi daha iyi anlıyoruz.
Gelinen son noktada 15 Temmuz sonrası halkımızın MHP’ye izlemiş olduğu politikalardan dolayı teveccühü artmış ve artık kavgalarla kısır çekişmelerle bir yere gidilemeyeceği ülkemizin kimlerle mücadele ettiği açık bir şekilde ortadadır. 
Ülkemize karşı birleşen bu şer odaklarına karşı MHP’nin de bazı konularda AK Parti ile hareket etmesi 
kime zarar getirir. 
Bu topraklar hepimize fazlasıyla yeter, yeter ki biz bir olalım beraber olalım, ülkemizi böldürmeyelim.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Subaşı Ailesinin Acı Günü
Subaşı Ailesinin Acı Günü
Geçen Hafta Kaybettiklerimiz
Geçen Hafta Kaybettiklerimiz